Evlad-ı Fatihan

        Kanunname’de;Yörük taifesi öteden beri Devlet-i Âliyyenin güzîde ve cengâver, itaatli, ferman dinleyen askerlerinden olup, eski seferlerde küffar ile yapılan harplerde, kendilerinden iyice yararlılık ve yüz aklıkları görüldüğünden, bu tâifeye Evlâd-ı Fatihan adı verilmiştirdenilmektedir.

Evladı Fatihan (Evlâd-ı Fâtihân)
Rumeli’nin fethinden sonra, oralarda yerleşmek üzere, Anadolu’nun Müslüman-Türk halkından, aileleri ile birlikte gidenlere verilen ad.

Yörük Teşkilatının Evlâd-ı Fatihan haline gelişi

XVII. asra ait Yötük tahrir defteerleri çok açık bir şekilde gösteriyor ki, bütün bu asırda Rumelideki muhtelif yörük teşkilatı dağılmakta, yörük yazılanlar azalmakta ve mühim bir kısmı göçebelikten çıkarak yerleşik hayata geçmekte idi. Yoklamalarda eşkinci ve yamak olarak birçoğu mevcut bulunmuyo ve sefer zamanlarında ise kendilerine tevdi edilen işler asla görülemiyordu. İkinci Viyana muhasarası ile başlayan uzun Avusturya harpleri esnasında bu keyfiyet daha ziyade görülmüş ve bu teşkilatın daha sıkı bir disiplin altına alınması lüzumu kendini göstermiştir. 1102 (1691) senesinde Padişahın bir hattı humayunu ile yörük taigeleri, Evlad-ı Fatihan adı altında ve Rumeli'nin sağ, sol ve orta kolunda olmak üzere yeniden yazıldı ve teşkilat hem adını hem de zamanın ihtiyaçlarına göre askeri ve iktisadi şekil ve bünyesini az çok değiştirdi. Bunlar için sonradan yazılan bir kanunname şu mucib sedebi kaydetmektedir: << Evlad-ı Fatihan taifesi ötedenberi devlet-i aliyyenin güzide ve cengaver, itaatli, ferman dinleyen askerinden olup eski seferlerde küffar ile yapılan harplerden kendilerinden nice yararlık ve yüz aklıkları zuhur etmiş ve bu sebeble bu taifeye (yörükler, tatarlar) Evlad-ı Fatihan tesmiye ve ıtlak olunmuştur .

Keza, 1108 (1705) senesine ait bir ves...a bu hususu daha fazla açıklamaktadır. Mora seraskeri vezir Hasan Paşa'nın muharri tayinine dair bir emirname mahiyetinde olan bu ves...a, Anadolu'dan Rumeli'ye geçerek fetih ve istiladan sonra has, timar ve zaim namiyle burada vatan tutmuş olanlara yörük, bunların evladına da Evlad-ı Fatihan denilmekte olduğu kayıt etmekte ve Hasan Paşa'ya bunların her nerede olursa olsun nüfuslarının tahriri ile milli tekalifden affını, ancak altı neferde bir neferin seferber asker olarak harbe iştiraklerini bildirmektedir.

Bu teşkilatın hangi tarihte kurulduğuna ve nizamlarına ait Ahmet Refik merhumun neşrettiği 1110 tarihli bir ves...ada da bizi bu uhususta daha fazla aydınlatmaktadır. Evlad-ı Fatihan zabiti vezir Hasan Paşa'ya bir hükmü ihtiva eden bu ves...a, Anadolu'daki bazı askeri taifeden bahsettikten sonra; Evlad-ı Fatihan'ın Rumeli'de 1102 senesinden itibaren tahrir ve tesbit edildiğini anlatmaktadır. Aşağıya aynen dercettiğimiz ve bu tarihten başlayan Evlad-ı Fatihan defterlerinden Belgrad muhafızı olarak geçen Hasan Paşa'nın hem Evlad-ı Fatihan piyadeleri neferlerini tuttuğu, hem de aynı zamanda, vilayet yörüklerinin icmal defterlerini yazdığı bildirilmektedir ki, bu bize, başlangıçta henüz iki tabirin de kullanılmış olduğunu, sonradan ise Evlad-ı Fatihan tabirinin yayılarak, bütün kadim yörük taifelerine alem olduğunu göstermektedir.

Neşrolunan bu ves...a yine gösteriyor ki, Evlad-ı Fatihan'dan gerek bazı kasaba ve köylerde sefere gitmek şartiyle doğrudan doğruya (maktu'dan) eşkinci kaydolunanların, gerekse bazı yerlerde aynen piyade tabir olunan her altı neferinden bir nefer eşkincileri sefer oldukça hizmet edecekler ve bunun karşılığında avarız, nüzül ve celebkeşan ağnamı, gecit bacı ve diğer bütün verilgerden muaf ve müsellem olacaklardı. Diğer taraftan, eşkinci neferlerine, sefer vukuunda evlerinde ve yurdlarında kalmaları mukabilinde, masrafı için, aralarında ellişer kuruş toplayıp vereceklerdi. Sefer olmayıp ve bir yerin muhafazası için de tayin olunmaları icap etmediği senelerde bu ellişer kuruşu, hudutlarda bulunan askerler masrafı, diğer kal'alar muhafızları v.s. için tamamen miri için ediliyordu.

Bu konuda burada tafsilat ve teferruata girmeye lüzum hissetmiyerek, arşimizde bununla ilgili kayde değer ves...aları tarih sırasile aynen naklediyoruz. Bunlar muhtelif yerlerdeki Evlad-ı Fatihan gruplarıyla onların eşkinci, piyade (yörük defterlerindeki yamak), çeribaşı (yörük teşkilatında ser-asker), kayıtlarını ve mükellefiyetleri ile tahsil şeklini, muafiyetlerini v. saireyi etraflıca anlatmak ve bu meseleyi aydınlatmaktadır.

Evlad-ı Fatihan teşkilatı XIX. asırda mevcuttu. Hatta 1243 tarihinde yeniden tanzim ve tens... edildiğini dercettiğimiz ves...alardan sonuncusu ve diğer ves...alar göstermektedir. Bunlar artık başka yerlere, mesela Gürcistan'a da sefere gönderiliyorlardı. Bittabi muafiyet ve imtiyazları devam etmekte idi. Fakat 1261 de Tanzimat devrinde, Evlad-ı Fatşhan muafiyetleri kaldırarak diğer halk gibi bunlar da vergi ve askerlik mükellefiyetine tabi tutuldular.

Kaynak : Rumelide Yörükler, Tatarlar ve Evlad-ı Fatihan