Köyümüzdeki İlkleri Biliyormuydunuz?

  • Köye ilk yerleşenlerin tamamının 1951-1952 yıllarında Bulgaristan’dan göç ettiğini,
  • Köyümüzün ilk adının “SARIÇAM” olduğunu,
  • Köyün ilk muhtarının Ahmet AKMAN olduğunu,
  • Köyde ilk imamlığı Rahmetli Şaban Hocanın yaptığını,
  • Hacca ilk gidenin Lütfi hoca’nın babası Mustafa KAPLAN olduğunu,
  • Köyümüzün 2. muhtarının Zülkar SERTİŞ olduğunu,
  • İlk Muvazzaf Astsubayların Mehmet Ali KAPLAN ve Mustafa YALÇIN’IN oğlu İdris YALÇIN olduğunu,
  • Köyün kurulduğu yıllarda su ihtiyacı kuyulardan karşılandığını, fedakâr kadınlarımızın sıraya girerek doldurdukları helkeleri evlere suvacılarla taşıdığını,
  • Bu kuyuların; Çetin Ahmet’in, Boylu İsmail’in, Hüsmen Canbazoğlu’nun, Abdurrahman Akman’ın, İbrahim ÇAVUŞOĞLU’nun, Osman KULA’nın, Habil KESKİNER’in, evlerinin önünde, Mümin ORAK’ ın tarlasında ve cami avlusunun içinde bulunduğunu,
  • Köyümüze suyun, elektriğin, ortaokulun gelmesi, köy binasının ve Sağlık Ocağı’nın yapımı ve 1. etap arsa dağıtımı Köyümüzün 3. Muhtarı Haşim SÖNER zamanında gerçekleştiğini,
  • Muhtar Haşim SÖNER’in asıl mesleğinin terzilik olduğunu,
  • Köyümüzün ilk bekçisi, lakabınıda buradan alan rahmetli Bekçi Halil (BOYLU) olduğunu,
  • Rahmetli Mehmet ÇAĞLAR’ın çok iyi bir inşaat ustası olduğunu ve çok ilginç ve cesaret isteyen iddialara girdiğinden, lakabını bunun üzerine aldığını,
  • Rahmetli Hüseyin NALBANT’ın bölgenin ilk ve tek nalbandı olduğunu,
  • Köyün ilk demircisi ve dişçisinin Adem DEMİRCİ olduğunu,
  • Köyümüzün ve bölgemizin yumurta borsasını rahmetli TANYELİ Osman ile Eyüp KAHRAMAN’IN elinde bulunduğunu,
  • Köyümüzün İlk polis Memurunun İsmail TUNCER, ilk hemşiresinin de ablası Resmiye TUNCER(PEPEKAL) olduğunu,
  • Rahmetli Halim HABERDAR’IN (Koca Hoca) hafız olduğunu, 7 dil bildiğini ve Balkan Savaşında uzun bir süre esir düştüğünü,
  • Köyümüzde ilk Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi giriş sınavlarını kazanan, Hemşireliği okuyan, Lisans ve Yüksek Lisansı birincilikle bitiren aynı zamanda Uzman Psikolojik Danışman unvanına sahip tek bayanın, Emine HABERDAR olduğunu,
  • Mustafa KAYTAN, Halim HALİMLER, İlyas SERTİŞ, Zülkar SERTİŞ, Mustafa PANGAL, Seyit Ahmet ÇAKIR’IN dönemin en mahir dülgerleri (Ahşap Ustası) olduğunu,
  • Celil KORKMAZ’IN köyümüzde değirmencilikten önce Bafra’dan köye ilk geldiklerinde şimdiki İsmet MERTOL’UN oturduğu evde ikamet ederken köşkerlik yaptığını,
  • Köyün kuruluş yıllarında Adana’ya ulaşımın çamurlu yollarda kamyon üstlerinde yapıldığını,
  • Köyde ilk kamyonu (CHEVROLET) Hüseyin PANGAL, Ali PANGAL, Salih PANGAL ile Hasan PANGAL kardeşlerin ortak aldığını,
  • Kamyonculuklarının yanı sıra köyde ilk otobüsü (OPEL- Sarıkuş) Abdurrahman AKMAN, Osman AKMAN kardeşler tarafından alındığını,
  • Muavin Hüsmen CAMBAZOĞLU’nun “devam et” haykırışının, Tekeliler(Kirliler)Köyü çatrığında duyulup “tühh kamyonu kaçırdık” dediklerini,
  • Adem KALKAN ve Hüseyin AVCI’NIN köye ilk geldikleri yıllarda Kızılkaş Köyü’nde inşaatta çalışırlarken “bunlar Bulgaristan’dan geldi, bunlar din iman bilmezler” gibi bir yaklaşımla kendilerini aşağılamaya kalkan köy imamına sordukları “Hak namaz, halka namaz ve dik namaz nedir? Ve mimsiz sure hangisidir? ”sorularına cevap veremeyen köy imamının ertesi gün köyden sıvışmak (kaçmak) zorunda kaldığını,
  • Rahmetli Recep Hoca’nın(BOLSÜREN) köyümüzün kadrolu ilk imamı olduğunu,
  • Köyün İlk bakkal dükkânın Rahmetli Hafız AĞA (Bugünkü İsmail Sert’in değirmenin yerinde) ile Rasim KÜRKÇÜ’YE ait olduğunu,
  • Köyün ilk berberinin Kasım ERGÜLER olduğunu, ilk dükkânını baraka olarak şimdiki Salih ÖZAVCI’YA ait ahırın yanında ve Cumhuriyet Sokağı başında olduğunu,
  • Rasim KÜRKÇÜ’NÜN, Ahmet SONGÜL’ÜN, İsmail AVCI’NIN, Necmi KARA’NIN, Haşim SÖNER’İN, İsmet ÇETİNTAŞ’IN, Hasan EKENER’İN, İsmet GÜRSU’NUN köyümüzde bakkal dükkânı çalıştırdıklarını,
  • Köyde Ferguson marka gazlı ilk traktörü 9 ortakla (Mustafa KAPLAN, Rahim YAVAŞ, Haşim SÖNER, Mustafa KAYTAN, Halim HALİMLER, Ahmet İŞLEK ve diğer ortaklar) tarafından alındığını.
  • İlk buğday biçme makinesinin Şevket SULTAN tarafından alındığını,
  • İlk biçerdöver makinesinin (LAVARDA) Necati KARA’NIN dayısı Hasan ÇALIŞ’IN aldığını, 
  • Köyde ilk sinemanın Seyyitahmet KOCATEPE ve Selim FİŞEK kardeşlerin kurduğunu, ortakları olan Kemal DAĞTEKİN’İN sinema makinesini kullandığını ve yine ilk un değirmenin onlara ait olduğunu,
  • Rahmetli Salih KUŞÇU’nun yıllarca köyün merkezinde şömineli kahvehane çalıştırdığını,
  • Ahmet ELMACI’nın küçük kahvehanesinde yaptığı, soya fasulyesi karışımlı kahvenin tadının hala unutulmadığını, spor toto nun yalnızca orada oynandığını,
  • Köyün en sert, çekinilen bekçisinin rahmetli Osman AKÇA olduğunu,
  • Seyit Ahmet ÇAKIR’IN Sarıçam Mesire Alanı (Parkın) giriş kapısını yaptığını,
  • Hasan KULA’nın Rahmetli olan eşini kaçırmak için kuyu kazıyorum diye 100 m. tünel kazdığını, (Gazete haberine göre)
  • Köyümüzden Hollanda’ya ilk işçi olarak gidenin ve Köye ilk turist getirenin Yusuf KAYTAN olduğunu,
  • İsmail KESKİNER’in “Avrupalı” lakabını Hollanda’dan kesin dönüşünde aldığını,
  • Köyümüzden ilk öğretmen çıkanın Lütfü Hoca (KAPLAN) olduğunu,
  • Köyümüzden Almanya’ya ilk işçi olarak gidenin Hakkı MERTOL olduğunu,
  • Köyümüzde ilk ambulans şoförlüğü yapanların Şevket DEMİRKAYA (Hamil BOLEKEN’in kayını) ve Ali Osman TANYELİ olduğunu,
  • Muhtar Haşim’in zamanında (1960 ihtilali sonrasında) her sokağa isim tabelası taktırdığını,
  • Kınık’lardan başlayıp Gürdal’lara kadar olan sokağın adı “Hürriyet Sokağı” olduğunu,
  • Kalkan’lardan başlayıp Marangoz Ahmet’lere kadar olan sokağın adının “Cumhuriyet Sokağı” olduğunu,
  • “Cumhuriyet Sokağı’nın” bu güne kadar 4 muhtar (Ahmet AKMAN, Haşim SÖNER, Halil ÇELİK ve Hüseyin BİÇER’ İ) çıkardığını,
  • Köyde ilk arıcılık yapanın rahmetli Pangal Salih olduğunu,
  • Sağlık Ocağının bulunduğu yerde köyün ilk voleybol sahasının olduğunu,
  • İlk futbol sahamızın Mustafa YURTSEVER’in bahçesinin bulunduğu yerde olduğunu,
  • 1955’li yıllarda köyün yakınlarında “karaca” görüldüğünü,
  • Çok yetenekli bir usta olan Solak Amca’nın (Mustafa Pangal) aynı zamanda gayda (TULUM) çaldığını,
  • Atlardan en iyi anlayanın Kara Hasan olduğunu,
  • Gümüş Dede’nin Çanakkale Savaşı’nda kulağının arkasına aldığı mermi deliğini Resmi Bayramlarda ilkokul öğrencilerine göstererek savaş anılarını anlattığını,
  • Köyümüzün en çalışkan ve yetenekli ustalarından Rahmetli Yolgeçen Haşim’in(ÇELİK) üzüm bağları olduğunu,
  • Rahmetli Nasıf DUYMAZ’ın 500 kadar davarı olduğunu,
  • Köye ilk tazıyı Kuyucu Veli’nin (ÖZAVCI) getirdiğini,
  • En güzel ekmek fırınını Rahmetli Şafiye ATEŞ Nenenin yaptığını,
  • Köyde kumar oynanmasının yasak olmasından dolayı, köyün güney batısındaki ormanda gençlerin gece gemici feneri ile gidip kumar oynamalarından dolayı adının “KULÜP ORMANI” olarak kaldığını,
  • Köyümüzden dedelerimizin doğduğu topraklara (Bulgaristan’a) en küçük yaşta (11yaşında) akrabalarını ziyarete İsmet CAMBAZOĞLU’nun gittiğini,
  • İlk Yüksek Okul bitirenin Hayrettin SÖNER olduğunu,
  • Köyümüzde en güzel hasırlarını Güsüm Kadi’nin (ELMACI) dokuduğunu,
  • Köyümüzün ilk ramazan davulcusunun rahmetli Recep ÇAKIR olduğunu, ondan sonra müthiş manileri ile Aziz BAŞKAYA’NIN bu işi devam ettirdiğini,
  • Köyümüzde dilden dile anlatılan en komik ve ağır şakaları Hamil BOLEKEN’in yaptığını,
  • YSE İl Müdürü iken köyden birçok kişiyi kadroya aldıranın Adem KORKMAZ olduğunu,
  • Köy çeşmesini hayır için “Fırıncı” adına, karısı Medine Ablanın yaptırdığını,
  • Müstecep CEYLAN ve Ali FIRAT’ın, cihan pehlivanı Koca YUSUF’un köylüsü olduğunu,
  • Zekeriya BAHAR’ın, Necmi’nin kahvehanesinde sandalye üzerinde oturarak uyuyabildiğini,
  • Köyün gelmiş geçmiş en yetenekli cambazının rahmetli Adem KALKAN olduğunu, torunu Fedayim onun yanında çekirdekten yetiştiğini,
  • Köyümüzde en çok “şu ki” kelimesini kullananın Ömer SEL abimizin olduğunu,
  • Abdurrahman ve Osman AKMAN kardeşlerin 41 yıl ortaklıklarını sürdürdüklerini,
  • Pamuk tarlalarında en güzel manileri ve türküleri Kadir YEŞİLÇİMEN’İN kızı Hatice ablanın söylediğini,
  • Düğün yemeklerini en güzel rahmetli Şöhret Yengenin yaptığını,
  • Köyde ilk seracılığı Mehmet KOCATEPE’nin uyguladığını, Çamlıca Köyü’ne örnek teşkil ettiğini,
  • Kürkçü Rasim’e ait bu dükkânın yerinde daha sonra Hasan EKENER’İN Yüncü Dükkânı açtığını,
  • P.T.T acenteliği, Telefon, Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Teknisyenliğinin Köyümüzün 4. Muhtarı Halil ÇELİK zamanında geldiğini,
  • Recep AKMAN’ın, 18 yaşında taksicilik yaptığını, 124 Murat’ını köy meydanında tek teker üzerinde döndürdüğünü,
  • Köyün ilk müzik grubunu (Sarıçam Grubu) Mehmet KOCATEPE, Hasan PANGAL ve Beytullah BOYLU’nun kurduğunu,
  • En çok gül ve çiçek çeşidinin Vasfi ÇETİNTAŞ’ın bahçesinde bulunduğunu,
  • Köyümüze modern patozu getirip, bizleri büyük eziyetlerden kurtaranın İbrahim-Rahim ÇAĞLAR kardeşler olduğunu,
  • Köyümüzde en güzel ezanı rahmetli Rahim Hocanın okuduğunu,
  • Kız Kuran Kursu’nun binasını, rahmetli Civan ESERCE’NİN yaptırdığını,
  • Habil KESKİNER’in ahırında 1979 yılında marangozluk ve sıva ustalığı kursu verildiğini,
  • Köyümüzün 5. Muhtarı Hüseyin BİÇER zamanında 2. etap arsaların dağıtımı, köy binasının üst katının yapımı, camimizin yenilenmesi,  köy otobüsünün alınması, kanalizasyonun ve biyolojik arıtma tesisinin (Türkiye’de ilk) yapıldığını,
  • Rahmetli Rasim HALİMLER yaşadığı dönemde, tüm devletlerin Dışişleri Bakanlarını, Başbakanlarını ve Cumhurbaşkanlarının adlarını sayabildiğini,
  • Tahir KESKİNER’İN (özel durumuna rağmen) 24 ay Ankara’da askerlik yaptığını, nöbet esnasında generale parola sorup silah doğrulttuğunu,
  • Biberiye (Püren), Böğürtlen, Murt ve Hambelezin köyümüzün makilik alanlarında hala bulunduğunu,
  • Rahmetli Osman Pangal’ın köyümüzde ilk vekil öğretmenlik yaptığını,
  • Bir zamanlar kekliklerin, turaçların “Bizim Çukur’a” kadar geldiklerini, sabah mahallelinin bunların sesleri ile uyandığını,
  • Nurettin SÖNER’ i kızların hızlı sallamasından dolayı bayram yerinde salıngaçtan düşüp belini kırdığını, uzun süre tedavi gördüğünü,
  • Ramazan ÇAKIR’ ın köyümüzün ilk profesyonel futbolcusu olup, Adana Demirspor Paf takımında ve Niğde Spor’ da top koşturduğunu,
  • Cumali SEL’in köyün ilk uzman çavuşu olup, sonra ayrıldığını,

 

                                                    BİLİYOR MUYDUNUZ …